drupal analytics

Oktay Usta Yemek Tarifleri

Ana Sayfa > Anne ve Çocuk
“Hadi kızım sütünü bitir!”, “Hadi oğlum giyin artık”, “Hadi evladım dişlerini fırçala.” gibi cümleler dilimizden düşmüyor.
Özel Doğum İstekleri

“Hadi kızım sütünü bitir!”,
“Hadi oğlum giyin artık”,
“Hadi evladım dişlerini fırçala.”
gibi cümleler dilimizden düşmüyor. Birçoğumuz sürekli
“hadi” diyen annelerdeniz.
Siz de böyle annelerdenseniz
bilin ki
yanlış
yapıyorsunuz!

  
Haydi Demeyen Anne Var mı?
 

Hayat bizim için çok hızlı geçiyor. Hep yetiştirmemiz gereken işlerimiz var. Açmamız gereken telefonlar, pişirmemiz gereken yemekler, bitmesi gereken raporlar, toplanması gereken odalar var. Ev ve iş arasında mekik dokumak kolay değil. Bu sebeple hep acele ediyoruz. Biz bu hızlı tempoya alışkınız. Peki ya çocuklar? Onların hayatlarının bir ritmi var. Yemeği bizim kadar hızlı yiyemiyorlar. Kıyafetlerini kolayca giyemiyorlar. Evden çabucak çıkamıyorlar. Biz anne-babalar da onların çocuk olduğunu unutup sürekli olarak “hadi, hadi” deyip duruyoruz. “Hadi kızım sütünü bitir!”, “Hadi oğlum giyin artık”, “Hadi evladım dişlerini fırçala.” Gibi cümleler dilimizden düşmüyor. Birçoğumuz sürekli “hadi” diyen annelerdeniz.


Siz de böyle annelerdenseniz bilin ki yanlış yapıyorsunuz! Geçenlerde okuduğum bir araştırmada şöyle yazıyordu: “Çocukların acele etmeye zorlanmaması gerekir. Ebeveynler günlük hayatın akışını çocuklar için yavaşlatmalı. Çocukların, hayal kurmak, düşünmek, hissetmek, dünyayı ve kendilerini anlayabilmek için zamana ihtiyaçları var”


Uzmanlar, çocuğun kendi hızında yemek yemesinin, giyinmesinin ve oyun oynamasının kişiliğini oluşturmada önemli olduğunu söylüyor. Hayat bizim için gerçekten hızlı. Onların da bu tempoya uymasını beklemek pek doğru değil.


Uzman Psikolog Fatma Torun Reid’in “Unutkan Erkekler, ‘Hadi’leyen Anneler” adlı bir kitabı var. Bu kitapta şöyle diyor: “Çocuklara çok sık 'hadi' sözcüğü kullanıldığında, ileride ya telaşlı, her an için treni, vapuru kaçıracakmış gibi koşturan, aceleci yetişkinler ya da bugünün işini yarına bırakan 'unutkan büyükler' oluyorlar. Tembellik ya da sorumsuzluk diye adlandırılan birçok davranışın arkasında belki de bu var... 'Hadi' sözcüğünün adeta 'karşı koy' anlamında bir etkisi var. Açık açık 'Yapmak istemiyorum' diyemeyen çocuk uyumlu gibi görünüp yapılması gerekeni unutur, erteler veya tam tersini yapar. Tabii, bilerek, programlayarak değil, bu bir pasif direniştir. İç dünyasının kazancı, hükmedilmeyi önlemek, kontrolü elde tutmak; duygu içeriği ise endişe ve öfkedir.”


Bu yazılanları okuyunca “hadi” derken bir kez daha düşünmeye karar verdim. Psikolog Fatma Torun Reid bir de şöyle demiş: “Bugünün işini yarına bırakan erkeklerin geçmişinde de 'hadi'leyen anneler var.” İleride gelinimle kötü olmamak için oğluma da az “hadi” demeye karar verdim :)


Peki çocuğa hiç mi “hadi” demeyeceğiz? Açıkçası bu da mümkün değil. Bu konuda sevgili arkadaşım Elif Doğan, www.blogcuanne.com sitesinde hoş bir yazı kaleme almış. Bir bölümünü sizinle paylaşmak isterim. Sedef Örsel Özçelik’in anlattıklarından yola çıktığı yazıda bakın neler diyor:


Hayatıma dokunan minik sihirli kelimeler kazandım. İşte onlardan birisi: HAYDİ! Aceleci, sabırsız, offf nidalarıyla gelen bir HAYDİ değil bu. Bu, sihirli bir HAYDİ. Gelin tutun ucundan beraber deneyelim, kalpten dileyince sihirler gerçek olur.


Çocuklar davetlere yanıt verir. Önce kendinizi bu küçük beyin veya hanımın yerine koyun. Etrafınızdaki çoğu insan size tepeden bakıyor. Bacak kadar boyunuz var. Yukardan aşağıya sürekli emirler yağıyor:
“Yatağını toplaaaaa”
“Yemeğini bitirrrr”
“Dişlerini fırçalaaaa”


Kulağa nasıl geliyor? Çocuğunuza söylediğiniz şeylerin ve söyleme şeklinizin doğru olup olmadığından emin olmak isterseniz, kendinize sorun, ‘bu cümleyi en yakın arkadaşıma söyler miyim?’


‘Asla’ diyorsanız ortada bir yanlışlık var demektir.


Şimdi baştan alalım; yatak meselesinden başlayalım, filmi başa sarıp tekrar ama farklı bir şekilde oynatalım: “Haydi beraber benim yatağımı toplayalım, yardım eder misin? Tek başına örtüyü düzeltemiyorum.”


İnanın minik yardımcınız azami gayretle size yardım edecektir. Sonraki adımda “Çok teşekkür ederim canım. Haydi şimdi de senin yatağını toplayalım.”


O zaman biz de aceleci “hadi” kelimesini sihirli “haydi” kelimesini kullanalım. Haydi şimdi :)

 
çocuk pisikolojisi, anne sağlığı, çocuk ve anne, çocuk ve anne ilişkisi, çocuklar,



Geri      Ana Sayfa      
Oktay Usta Yemek Tarifleri
Kimseyokmu Dernegi
Geriİleri
#
#
Yorum Ekle
Adınız Soyadınız
 
Email Adresiniz
Yorumunuz

Yorumlar
1
Yıl df6nfcmfcnde e7ie7ek yerine meyve spetei tercih ettim, gere7ekten e7ok kaliteli gf6rfcntfcye sahip, siparişimi 1 gfcn f6nceden vermiş olduğum ie7inde belirttiğim saatte teslimatı sorunsuz olarak yapıldı.Teşekkfcrler
LnbbzhnwvZwjkbavDw|07 Temmuz 2012 Cumartesi Saat : 06:22
#

Tarifini Gönder
Oktay Usta Haberleri
Protected by Copyscape DMCA Takedown Notice Checker